21. Yüzyılda Ekonomi, Siyaset ve Teknolojide Asya Rönesansı Uluslararası Sempozyumu (31 Ekim-1 Kasım 2024) Sonuç Bildirgesi ve Fotoğraflar
SEMPOZYUM SONUÇ BİLDİRGESİ
Ege Üniversitesi Türk Dünyası AraÅŸtırmaları Enstitüsü koordinesinde ve Buhara İnovasyon Üniversitesi iÅŸ birliÄŸiyle 31 Ekim 2024 tarihinde, Türk Dünyası AraÅŸtırmaları Enstitüsü konferans salonunda oldukça yüksek bir katılımla, iki gün süren “21.Yüzyılda Ekonomi, Siyaset ve Teknolojide Asya Rönesansı Uluslararası Sempozyumu’nun açılışı ve yüz yüze oturumları gerçekleÅŸtirildi. Sempozyuma, onur konuÄŸu emekli bürokrat ve yazar sayın Ferit Apaydın, Özbekistan’dan Buhara Inovasyon Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Dilnoz Ruziyeva (online) ve rektör yardımcısı sayın Mansur Yodgorov, Ege Üniversitesi Türk Dünyası AraÅŸtırmaları Enstitüsü müdürü Prof. Dr. Nadim Macit, yoÄŸun bir ilgiyle enstitümüzden ve birçok üniversiteden deÄŸerli akademisyenler, uzmanlar ve öÄŸrenciler katıldı.
Açılış konuÅŸmalarında, sempozyum düzenleme kurulu eÅŸ baÅŸkanı Doç. Dr. Hamit Özman, 19. yüzyılın İngiltere’nin hâkimiyetinde olan bir yüzyıl olduÄŸunu, 20. yüzyılın ise ABD’nin egemen olduÄŸu bir dönem olduÄŸuna vurgu yaparak baÅŸladığı konuÅŸmasında, 21. yüzyılın büyük ihtimalle “Asya Yüzyılı” olabileceÄŸini ve bunun ön iÅŸaretlerinin de giderek daha belirgin bir ÅŸekilde görüldüÄŸünü belirtti. Son dönemde birçok Asya ülkesinde, ekonomi, iç-dış siyaset ve teknolojide önemli dönüÅŸümler yaÅŸandığını ve satın alma gücü olarak bakıldığında Asya’nın küresel ölçekte payının %55-60’lara yaklaÅŸtığını ifade eden Hamit Özman, artan bu ekonomik gücün aynı zamanda politik bir gücü de beraberinde getirdiÄŸine iÅŸaret etti ve bu kapsamda sempozyumda Batı ile Asya arasındaki güç dengelerini ve artan rekabeti konuÅŸup tartışacaklarını ifade etti. Sempozyum hakkında birkaç bilgi veren konuÅŸmacı, sekiz ülkeden toplamda seksen iki akademisyen ve uzmanın bildiri sunacağını, katılımcıların %47’sinin yurtiçinden, % 53’ünün ise yurtdışından olduÄŸunu belirterek ve sempozyumda emeÄŸi geçenlere teÅŸekkür ederek konuÅŸmasını tamamladı.
Türk Dünyası AraÅŸtırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nadim Macit, Türk Dünyası AraÅŸtırmaları Enstitüsü’nün altı anabilim dalında lisansüstü programları olan bir kurum olduÄŸunu ve ayrıca bünyesinde TÖBİR’i (Türkçe ÖÄŸretim Birimi) barındırdığını belirtti. ‘Dil’in hem iletiÅŸim hem diyalog olduÄŸunu vurgulayan konuÅŸmacı, ‘dil’in aynı zamanda bir toplumun nesnel gerçekliÄŸini ortaya koymak için en önemli unsur olduÄŸunu ve “dil öÄŸretmek hayat öÄŸretmektir” düÅŸüncesiyle TÖBİR’i hem nitelik olarak hem de yeni teknolojik imkanlarla Avrupa standartlarına ulaÅŸtırdıklarını ifade etti. Akademik anlamda son altı yıl içerisinde 60'ın üzerinde geniÅŸ tabanlı uluslararası sempozyum yaptıklarını belirten Prof. Dr. Nadim Macit, konuÅŸmasında Türk dünyasının ve Türkiye’nin yeniden varoluÅŸunun ve yükseliÅŸinin, ilmi esaslara dayalı beÅŸerî etkinliÄŸin bütün ünitelerinde deÄŸer üretmekle mümkün olduÄŸuna iÅŸaret etti ve “kuvvetli olmak haklı olmakla alakalıdır” diyerek medeniyetimizin temeli olan hakkı ve hukuku üstün tutmanın önemini vurguladı. Prof. Dr. Nadim Macit, “bu memlekete bu milletin tarihsel deÄŸerlerine, kültürel deÄŸerlerine atıf yaptığınız zaman deÄŸer ürettiÄŸimiz zaman var olacağız” diyerek konuÅŸmasını sonlandırdı.
Buhara İnovasyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dilnoz Ruziyeva, bugün burada Asya'nın küresel ekonomik güç olarak büyümesiyle birlikte yaÅŸadığı dönüÅŸümü ve bölgenin geleceÄŸini ÅŸekillendiren faktörleri tartışmak için toplandıklarını ifade ederek konuÅŸmasına baÅŸladı. Sempozyumun bu Rönesans’ın dinamiklerini özellikle Asya ülkelerinin karşılaÅŸtığı fırsatları ve zorlukları daha iyi anlamaya yönelik olduÄŸunu belirterek bilim insanları olarak bu dönüÅŸümün gerçekleÅŸtirilmesinde ilk adımları attıklarına inandığını belirtti. Prof. Dr. Dilnoz Ruziyeva, bu sempozyumun bu önemli ve deÄŸerli adımların önemli bir parçası olduÄŸunu vurguladığı konuÅŸmasını “Asya'nın yükseliÅŸini karakterize eden iÅŸ birliÄŸi ve yenilik ruhunu benimseyerek bölgemiz için daha refah dolu ve sürdürülebilir bir gelecek inÅŸa edebiliriz” ÅŸeklinde tamamladı.
Emekli bürokrat ve yazar, sempozyumun onur konuÄŸu Sayın Ferit Apaydın, “Asya Rönesansı” kavramını, Asya ülkelerinin kültürel, ekonomik ve siyasi güçlerini yeniden ÅŸekillendirme çabaları ÅŸeklinde tanımladığı konuÅŸmasında, 21. yüzyılın “Türk Dünyası Yüzyılı” olacağına içtenlikle inandığını belirterek, 21. yüzyılın ilk çeyreÄŸinin Asya'nın giderek artan ve daha geniÅŸ bir coÄŸrafyaya yayılan jeopolitik ve ekonomik öneminin artışına tanıklık etmekte olduÄŸunu ifade etti. "Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi"nin, Türk devletlerinin gelecekteki hedeflerini belirlemek amacıyla oluÅŸturulmuÅŸ bir strateji olduÄŸunu ve Türk devletlerinin, bu vizyon kapsamında eÄŸitim, bilim, teknoloji, ticaret ve enerji gibi alanlarda ortak projeler geliÅŸtirerek güç birliÄŸi oluÅŸturmayı hedeflediÄŸini belirten sayın Ferit Apaydın, bu vizyona büyük bir baÄŸlılıkla inanan Ege Üniversitesi Türk Dünyası AraÅŸtırmaları Enstitüsü koordinesinde ve Özbekistan Buhara İnovasyon Üniversitesi iÅŸ birliÄŸiyle gerçekleÅŸtirilmekte olan bu sempozyumun Türk Dünyasının “2040 Vizyonu”nda yer alan eÄŸitim ve bilim alanındaki hedeflerine önemli bir katkı sunacağına inandığını belirtti. Asya merkezli yoÄŸunlaÅŸan ticari, iktisadi, teknolojik ve siyasi aÄŸların çok kutuplu ve yeni bir dünya düzenini iÅŸaret etmekte olduÄŸuna vurgu yapan sayın Ferit Apaydın, “Asya'nın bu yükseliÅŸi sadece bölge güçleri için deÄŸil, tüm dünya için belirleyici bir faktör olmaya devam edecektir. Türk dünyasının bu tarihsel fırsatı deÄŸerlendirerek global alanda aranan daha görünür ve etkili bir aktör haline gelmesi, Asya'nın geleceÄŸinde önemli bir yer tutacaktır.” mesajı ile konuÅŸmasını tamamladı.
Açılış konuÅŸmalarından sonra sempozyum Ege Üniversitesi öÄŸretim üyesi Prof. Dr. Osman Karatay, Buhara İnovasyon Üniversitesi rektör yardımcısı sayın Mansur Yodgorov ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi öÄŸretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Attila Acar’ın bildirilerinin yer aldığı ilk oturumla baÅŸladı ve deÄŸerli akademisyenler ile uzmanların yer aldığı diÄŸer yüz yüze oturumlarla gün boyunca devam etti.
FOTOÄžRAFLAR İÇİN TIKLAYIN